Otobüste, uçakta, trende… Restoranıyla, berber salonuyla, her türlü resmî özel kapalı mekânıyla alıştık gibi sigara yasağına.
Ben içiciyim. Ama bu yasağın sonuçlarını birebir izliyor ve güzel buluyorum. Leş gibi duman ve yanık-soğuk sigara (izmarit) kokmayan mekânlar tabii ki güzel. İşyerimde bürom bir buçuk yıl önce yeniden boyandı. Perdeleri yıkandı. Sigarasız ve sigara artıksız bir ortamda çalışıyorum. Tabii ki güzel olacak.
Yasağı destekliyorum.
…
Ama anlayamadığım, çözmeye çalıştığım şeyler var.
Onları sorgulamadan duramıyorum.
Sıralıyorum:
…
BİR: Kapalı bir balık restoranında yanında sigara olmadan rakı-roka-balık sefası nasıl olur, bir bileniniz var mı? Sigara dumanı olmadan „Ne olacak bu memleketin hali?“ sorusu boşlukta kalmaz mı?
…
İKİ: Sigara sağlığa zararlı. Bunu çocukluğumuzdan beri biliyoruz. Ama bir zamandır da gözümüze gözümüze dürtüyorlar sigaranın zararlarını. Neymiş efendim, „Sigara içmek öldürür“müş. Bingo tabii.
Dahası var:
- „Sigara içmek size ve çevrenizdekilere zarar verir“miş.
- „Sigara içenler genç yaşta ölür“müş. (Elhamdülillah 63’üm. 14 yaşımdan bu yana iyi içiyorum ve dimdik ayaktayım. Babamın ninesi vardı rahmetli. 60 yaşında sigaraya başlamış, parfümsüz ve tütün dışı katkısız, filtresiz „Üçüncü“ marka yeşil paketli sigarayı tüttüre tüttüre 110 yaşında eceliyle ölmüştü).
- „Sigara içmek cildin erken yaşta yaşlanmasına neden olur“muş.
- Sigara içmek ağrılı ve yavaş bir ölüme neden olabilir“miş.
- Sigara içmek ölümcül akciğer kanserine neden olur“muş.
- „Çocukları koruyun. Dumanınızı onlara solutmayın“mış. (Bendeniz sigaranın kokusuna ilk rahmetli babamın püfffleriyle aşık oldum)
- Sigara dumanında benzen, nitrozamin, formaldehit ve hidrojensiyanit gibi kanser yapıcı maddeler bulunur“muş.
- „Hamile iken sigara içmek bebeğe zarar verir“miş.
- „Sigara içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur“muş.
- „Sigara içmek yüksek derecede bağımlılık yapar“mış, „Başlamamak gerekir“miş.
Ve fıkra üreticilerini coşturan en kral uyarı da şu:
- „Sigara içmek kan akışını yavaşlatır ve cinsel iktidarsızlığa neden olur“muş.
Dahası var. Ama bu kadarı yeter.
Sigara içmeye orada burada yasak var. Ama o yasağa rağmen , benim market işletmecim Mustafa Bey’in mekânı dahil her yerde serbestçe satılan sigara paketlerinin üzerinde bunlar yazıyor.
Bunların hepsi doğru.
Ama ortada bir tut kelin perçeminden durumu var. Bu öldürücü silah her yerde ve üzerine de “aman haaa, bak öldürür” yazılarak satılabiliyor.
Ben bunu anlamıyorum.
Bilmem, belki sigara içtiğim için beyin damarlarım dumura uğramıştır.
Zorla değil, anlamıyorum. Sigara içmenin neden orada burada yasak, ama satışının neden bu kadar pervasızca serbest olmasını anlamıyorum.
…
ÜÇ:Aslında anlıyorum tabii. Eşek değilim. Ama yine anlamıyormuş gibi yapıp bir soru daha sormak istiyorum:
Madem bu kadar zararlı bir meret bu sigara. O zaman dünyada ve Türkiye’de neden tütün tarımı denilen birşey var? Neden bir sürü sigara, püro fabrikası var? Tüm bunları yasaklamak niçin kimsenin aklından geçmiyor?
Anlamıyorum.
…
DÖRT: Aslında anlıyorum tabii. Eşek değilim. Ama yine anlamıyormuş gibi yapıp politika esnafına bir soru daha sormak istiyorum:
Sigara içmeyi orada burada yasaklamakla, bataklığı kurutmak yerine sivrisinekle mücadeleyi tercih ediyorsunuz.
Sigara içmek bu kadar zararlı ise (ki doğrudur); tütün tarımındaki, işlemesindeki, pazarlamasındaki istihdamdan, koyduğunuz dolaylı vergilerden, sigara kaçakçılığı ile mücadeleden vazgeçip sigarayı daha tarlada iken yasaklamaya yüreğiniz (büzüğünüz) yetiyor mu?
Kıvırmadan cevap verin bu soruya. Yetiyor mu, yoksa sıkıyor mu?
…
Sıkıyorsa eğer, özet şudur:
Bakanlar Kurulu toplantılarının sigarasız olması yetmez.
Siz lüzumsuzsunuz. İdare-i maslahatçısınız. Popülistsiniz. Sivrisinek avından bile rant umanlarsınız.
Dürüst olun.
Çünkü genç-yaşlı, kadın-erkek yüzbinlerce, milyonlarca insanı daha çabuk, ağrısız-sancısız
ölüme götüren binbir türlü gerçek silahın hiçbirinin üzerinde “öldürür” diye bir etiket yok.
Onun da adı cafcaflı: Savunma sanayii.
…
Savaş dememek için savunma denmiş. Adet böyle.
Yani bir ikili durum var. Anlaşılabilir.
Afyon da var. Onda da ikili bir durum, ikili bir kullanım söz konusu: Hem tıpta anestezide kullanılabiliyor, hem de müptelası uyuşturucu niyetine kullanıyor.
Sigarada ikili kullanım var mı?
Ölüm ve rakı-roka-balık ikili kullanım (dual use) olabilir mi?
Bu yorum size gelir mi gelmez mi bilmem, ama benim dudaklarıma bir gülümseme getirdiği kesin:) Sigara paketlerinin üzerine yazılan yazılardan birini aradım: “Sigara içmek spermlere zarar vererek doğurganlığı azaltır”
)) Sigara içmek kadar, ikram etme geleneğimiz de meşhurdur bilirsiniz. O yazıların yenice başladığı dönem. Arkadaşlar birbirimize sigara ikram ediyoruz. Gruptaki beylerden biri, şiddetle; “ben sizin sigaranızdan içmem!” diye neredeyse haykırdı. Şaşırdık. “Neden?” “Neden olacak bak, o bize zararlı, bayanlar ondan içsin, biz öldüreninden içelim”
Tam olarak anlatamadım. O an çok komikti. Ayrıca tütünü ya da afyonu tarlada yok etmeye kimsenin yüreği(!) yemez sanırım:) Yok ederlerse ben balkonda yetiştiririm. Rakı-balık-tütün yakışır birbirine. Roka mı? Karınca gibi onun tadı! Nasıl yiyorsunuz? Diyeceksiniz ki; “hiç karınca tattınız mı?” Elbette tattım. Yoksa nereden bilebilirim rokayla aynı tatta olduğunu:) Harika protein deposudur karıncalar. Ama asit oranları yüksektir. Midemiz için çok da iç açıcı olduğu söylenemez:) Saygımla:) Selamlarımla.